bir YÛSUF olmak...(iki)

fotograf/www.fotokritik.com
çocuktum, sure-i yusuf’u ilk kelam’dan okumuştu babam bana…oy Yusuf, düştüğün kuyuda kalmıştı yüreğim, sen orada yalnızsın diye. orası karanlık diye. -aydınlık mı olacaktım ki
büyüdüm; yüreğimi küçük sevdalar ziyaret etti; anladım yusuf’un da, . züleyha’nın da imtihanının bize fıtratın lisanını anlattığını. büyüdüm, sevgimi paylaştığım şeyler küçüldü belki de; sevgiyi üzerinde yücelttiğim direkler değişti. Yusuf, kaygan bir zemine nasıl dikilir iffet ve vefa direkleri! yusuf, bize iffetten ihsana giden yolu anlat; öyle ki ikrama erelim, aklanalım hikayemizin sonunda! dillerde anılası bir ömrümüzün olması değil kaygımız, sıfatımıza rağmen zulmedenlerden olmaktır korkumuz. gönlüne zulmeden…Yusuf, o gün -fıtratına rağmen- afif olmayı tercih etmeseydin, dilerde bir “ahsen-ül kasas” olur muydun; anılır mıydın güzel’le birlikte..
bir Yusuf olmak; vefayı yaşamak her dem, her ikram edene karşı –dünyada iyilik gördüğün aziz’e dahi- şimdilerde bizim imtihanımızdır , bizi yar için sevene karşı vefalı olabilmek.
bir Yusuf olmak, hazinelerin anahtarını eline alsan da “hazine”nin emrinde kullanmak onu. bir mütevazi yolcu olmak arşa, ardından iffetinle anılmak….
...……………
Yusuf,
güzeli yansıtabileceği kadar arındır onu…
………..
sür çıkar ağyarı gönülden, ta tecelli
padişah konmaz saraya, hane mamur olmadan.**
nokta!
**şemsettin-i sivasi
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazılmıştır
Yazan:aslihanyildirim | Tarih: 2006-11-21 11:41:32Konu: *
Güzel bir yazı... Diğer yazılarda öyle... Anlamlı bir blog hazırlamışsınız...