dalımdan vefây(l)a düştüm..
dalımdan düştüm...
takıldım bir rüzgarın eteğine, tanımadığım sokaklarda dolanırım. dilimdeki kelimenin harfleri yüreğimden beslenir; vefâ…korkmuyorum sokağın sessizliğinden; benim korkum sessizlikteki yardımın fısıltısını duyamamaktan, korkum yakınımda olanı hissedememekten; o’nu uzaklarda aramaktan.
dalımdan düştüm…
dalından düşen her yaprak gibi vefayı sayıklaya sayıklaya. hani hazanda düşen her yaprağın toprağa karışıp gidişi vardır ya; vefayı yaşayışıdır aslında bunun adı. toprağa karışmak diyorum, karışmak düştüğü dalı besleyene; düştüğü dala can vesilesi olmak, verim kaynağı olmak. düştüğü dala bir dönüştür aslında bunun adı, bırakmak değil; devr-i âlemi yaşamak, vâfî’nin emriyle.
dalımdan düştüm …
dalından düşenlerin hazanı bitti. karıştılar toprağa, rahmetin dokunuşuyla. artık vuslat vakti onlara; çünkü cemre düştü toprağa, rahmet düştü, aşk düştü. vedâ anı değildir her düşüşün adı, perdeler ardındaki vefâdır . kavuşmadır gidişlerin ahiri; buluşmadır.
dalımdan düştüm; kendi yüreğimden. anlık vedâlarla hüznü dokur şimdilerde yüreğim. oysa göçüm yine içimedir; yok başka bir sokağım, kentim.
yüreğim, vefâ anım yakındır; beni bırakma…
nokta!
nisan 08
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazılmıştır
Yazan:vureyka | Tarih: 2008-04-25 12:33:00Konu: ...
dinle beni yüreğim; ayrılık olmazsa olmaz kavuşmak...
Cumanız hayr olsun...
selam ve dua ile...
