"Eslem" Nokta'ya;
“Şükür bir bağdır, nimetler de av,
Şükür sesi işittiğin zaman daha fazla elde edilmiş olmaya hazırlan.
Allah kulunu severse onu bir belaya uğratır, sabrederse kendisi için seçer.
Şükrederse onu daha fazla beğenir ve ayırır.
İnsanların bazıları kahrı için, bazıları da lütfu için şükrederler.
Bu her ikisi de hayırlıdır.
Çünkü şükür kahrı lütuf şekline koyan bir panzehirdir.”
-Mevlana
“Bela belinin yani ezelde verdiğimiz “sen bizim Rabbimizsin!” ahdinin aşikâr olması için gereklidir. Ama en büyük bela, belayı bela görmektir. Eğer belayı bela görmez de lütuf olarak görürsek o zaman sıkıntılar biter. Sır, gönlünü küçük bir bardak haline getirmemekte gizlidir. Onun içim şikâyeti tamamen terk etmek lazım. Zaten kimin şikâyetini yapacağız? Allah’ı mı şikâyet edeceğiz? Hâşâ Allah’ı Allah’a şikâyet etmek komik bir mazhariyet değil mi?
Dünyada olgunlaşmanın üç yolu var: Korkmamak, gam çekmemek ve hiç vesveseli olmamak… Ve acz, değersizlik, pişkin ve olgun olmamaktan ileri gelir…”
"Zü’l Celali ve’l-İkram diye bir ismi var Allah’ın.
Yani Celal isminin altında ikram vardır.
Sıkıntı ve belaların ardında lütuf vardır."
VE;
“Tecelli olmadan hayat derttir. Dağ, çöl, deniz ve karanın şu dünyası. Biz nazar istiyoruz, o haber diyor. Ve insan gözdür, geriye kalan deridir. Göz demek, görmek demektir. Tüm vücudunu bakışta erit!
Nazara git, nazara git, nazara!”
İktibasla Derleyen:
Mesira
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır


