Ekim 5, 2008 · Kategori: kalem sirra dokundu_

ölüm yazılırken alnımıza



/vedâ sözleri yankılanırken çevremde,

ben miyim gör(e))meyen bu siluetimden vedâlaşarak  gidenleri?

ben miyim sadece sessizce ağlayan…/

 

ben miyim bu yüreği, ellerinden yaşlı kız,

aynadaki bu sûret neden yalnızlığın korkusuna bürünmüş,

neden ağlamaz olmuş bebekler beşiğinde,

anneler başucunda geleceği için ağlarken…

 

tarihler bir şehrin ölümünü yazarken yakılacak kütüphane arşivlerine,

yüreğimin katilini kim yazar kaybolmayan satırlara.

 

bulanmış zihnim aklanır elbet bir gün,

zamanın kıskacından kurtarırım kaybolup gidenleri,

hatırlarım belki o zaman ruhumun hangi seferde şehit edildiğini,

hatırlarım hangi kervandan, niçin geri kaldığımı.

 

ben miyim bu yüreği, ellerinden yaşlı kız,

nasıl geçti ki içimde bunca kayıtsız seneler,

aşk nasıl teğet geçti yüreğimin kıyısından,

nasıl kör oldum ki seherde ben,

kafile zikirden nasiplenirken….

nokta!

http://www.korpekalemler.com/subpage.php?s=article&aid=1276

Kalıcı Bağlantı Yorum (13) Yorum yaz!

Eylül 14, 2008 · Kategori: kalem sirra dokundu_

arta kalan demler




ertelediğim anların kurbanıyım

soğuyan gecede aşk’ı istemeyi unutan dilimin esaretindeyim

zindanım, yusuf kadar eğitemedi beni

şükür yakışan dilim mahzûn gecelerde,

yüreğim kendi kendini doğrar sabrın demlerinde…


nokta!

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

Eylül 9, 2008 · Kategori: kalem sirra dokundu_

bir râbıta eş(l)iğinde boyun büküş



Suveydâ,

Kaç bahar geçti; nerdesin?

Daha kaç baharın adı bekleyiş olacak….

Suveydâ,

Çık artık yalnızlığının gölgesinden;

Kurtulayım küf kokan korkularımdan; içimin muhalif yanımdan

Budadım sevdamın acı veren yanlarını; yaralamaz, yar bildiğin seni.

Yaralamaz aşk seni.

 

Suveydâ,

Leyl-i  yârim, marifettir letafetten acıyı süzüp aşk’ı aralamak

Letafettendir aşka ermek,

Bir latîf yâr dokunuşu…

Suveydâ, hüzünün ahirindeki şefkatin hatrına, derûnumun dostu ol…

 

Suveydâ,

Güneş mısralarını çizer gazellerimin, aşkla doğar

Gece andıma şahit olur,

Yağmur özlemlerime özlem katar,

Soluklan artık içimin kıyısında;

Mevsimlerden baharın kokusu gelsin yüreğime

Yağmur nisanî yağsın toprağıma,

Sokul içime suveyda, siyahlığında setrolsun günahlarım…

 

Suveydâ,

Bir soluk rabıta mı senle hasbihâlim,

Bir özlem mi,

Aşk mı,

Ar mı,

Aralamak mı artık perdeleri?

Özledim seni…

 

Suveydâ,

Özledim içimin senle hem hâlini…

Nokta!


http://www.tasavvur.org/n1.html


Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Ağustos 11, 2008 · Kategori: kalem sirra dokundu_

kelimelerin hıçkırıklarına boğulmuş sessizlik



 

/neden uzaklar özlem kokar  bu kadar,

avuçladığım her şey, neden kanatır  yüreğimi…/

 

ey yakınımdaki can acım,

bir gözyaşının masumluğunda kaldı umutlarım

özledim havada asılı duran sevda kokusunu,

hatta özledim soluk benizli kaldırımların sesini, şikayetlerini

iç sızılarını..

 

mükerrer hüzünlerle gelir güneş, leylimin seherine,

kelimelerin hıçkırıklarına boğulmuş sessizlik

ve ahirinde duaya bürünmüş nefes…

ey yakınımdaki can acım,

hiç bir söz kıymadı benim yürek mâbedime,

sessizliğim hiç bu kadar yakınlaşmadı isyanın bahçesine…

 

leylimin sönmeyen yıldızları başka semâları aydınlatmış,

yâr diyen nefesim aklanmazmış artık,

içimde hala yankılanan yâr sesi,

ölümü çağıran bir sevda  türküsü,

ey yakınımdaki can acım,

asılı kalan hayatımın neresinden tutunsan ki artık,

tutulduğun aşk, hıfzeder  mi ki içimdeki canı

huzurun yanı başında,

can ayazında…

nokta!

 


 http://www.korpekalemler.com/subpage.php?s=article&aid=1216

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

August 7, 2008 · Kategori: kalem sirra dokundu_

kalem, lehime şahitlik et!


fotograf: suspus...

nûn!

kalem, affolunmam için yaz,

kelamım sussa bile şahitliğin devam etsin ebed'de.

kalem "yar" diye dokun söze,

yaran ol, gecemde.

 

kalem, sana "vav" edası yakıştı kelam'ın kıyısında,

sana bir vefa yakıştı yar yanında,

sana bir dostluk yakıştı, halden anlayanların yanında,

bana bir bir kalem güzeli'nin mürekkebine hayranlık..

 

kalem, kamışlığındandır bilirim içinin böyle dolu olması,

kalma bu alemin fanilerinde yazdıklarınla,

kalma...

beni de götür, şahit olduğun aleme..

kalmayalım bu alemin hallerinde!

gel...

susalım bir kelam önünde!

..........

nokta!!

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::


Go to ImageShack® to Create your own Slideshow