Ekim 7, 2006 · Kategori: ToPRaK-a adanmis yazilar

örtün üstümü bir vefâlı yâr ile...

b….

lezzetleri

bulandıran’ı

 çokça düşününüz *

…………….

 

-I-

 

        gecelerine hüzün düşer sevenlerimin…

/ ve…ben yalnızlığımı sevme gayretine girerim, –zahirde-yar bildiklerimle arama bir sütre girdi diye…/

 

gözler önünde, siliniverir gözlerimdeki heyecan, can emaresi. ayak ucumdakiler önce anlar hicretimi, bedenim ayaklarımdan başlar soğumaya..

yüreğim artık bedenimdeki kırmızı hattın kontrol görevinden terfi eder. ayaklarım soğur, ellerim soğur, bakışlarım soğur, gece soğur…bakışlar yere düşer; etrafımdaki hava soğur! gözlerimin içinden geçerek, içlerine yolculuk yapanların, göz yaşları veda ederken simalarına, boğazlarında düğümlenen  hıçkırıklar sessizliği deler…kelamsız da olsa ses, gecede yankılanır, vedayı hatırlatır....  

       

       -II-

 

        çaresizlik ilk defa güç olur insana; soğuyan bedenin zahirini sıcacık suyla arındırırlar. beyazla, arınanı sararlar, önlerine koyup hüsn-ü zanlarını bildirirler ve başlarının denginde, yüreklerinin ritminde adımlarlar uzayıp giden yolu. artık adım atamayacak olanı, -adım atamayacak kadar dar olan- mekanına yerleştirirler.

 

        -III-

 

        toprak…

        ey, ilk beni en sevdiğimin ellerinden savrularak öpen toprak,

        /bir vefalı yar mı demeliyim şimdi sana,

bir veda yoldaşı mı.../

        hiç bu kadar üşütmemiştin beni…toprak, bağrına basışını, hiç bu kadar soğuk hayal etmemiştim.

toprak, seni cömert’in tecellisi bilmiştim; hep veren’e vesileydin. hiç bir yanımı /yarimi/  bağrına teslim etmemiştim belli ki; anlayamamışım ‘alan’ tarafını…

toprak, biraz aralansan da sevdiklerimi son kez görsem…

 sevdiklerim…

        bir hüzün ordusu ; mağlup olmuş savaş erleri edasıyla arkalarına baka baka ilerleyen sevdiklerim. ağızlarında bir buruk tat ;- birbirlerindan gizli- hıçkırıklarını çekmeye çalışırlar sinelerine. derin bakışları derdime ortak değil artık; bakışlarının muhatabı başkaları olacak artık...

              bir süre boşluk olacağım yüreğinizde ;ama yerim dolacak 'senin yerin başka' deseniz de.  

 

        -IV-

       

        ve…gündüzüm olmaz artık benim, gece müdavimiyim. dostlarımla  aramda öz’üm var; vuslatımız öz’ümüzle olur her buluştuğumuzda.

beklerim her yağmurda onları, her sevinçli günün arefesinde hatırlanmayı dilerim. kaygılanırım, vefayı tozlu raflara kaldırıp atmamalarından….

 

        -V-

       

ve…buluşmaların arası uzar gider, şehrin bana bakan yanına küser adeta yürekleri ; vardır hep bir dost bildikleri. hatırlanıp acı vermek değil dileğim; hatırlanıp acılarımı hafifletme, niyazlarında lehime sözlerin söylenmesi belki de. hatırlanıp , gerçeği, kaçınılmazı hatırlatmak belki de. bir birlikteliği, toprağa rağmen hissetmek belki de. belki de….

 

        -VI-

 

        ben…

şimdilerde güneş doğmaz üstüme; ama doğduğunda da gölgeme biçeceğim kaftanın ölçülerini hesap ederdim. bir fani alemde,  bir yok’un hesaplarıyla oyalandığımdan için hiç izlememiştim güneşin içimdeki ummana aksederek doğuşunu.

        bundandır ki özlemiyorum gece batan güneşi,

özlemiyorum dilediğim noktaya çıkamadan bitiveren günleri,

özlemiyorum şehrin bana bakan tarafını duasız bırakan dost(!)larımı;

/gözleriyle muhataplığım bitince yüreklerinden siliniverdiklerimi/

beni günlüklerıyle birlikte bir yerlere hapsedenleri,

özlenmiyorumdur belki de….

 

nokta!

       ………………

       *hz.muhammed (s.a.v)

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »


Go to ImageShack® to Create your own Slideshow