Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

Ekim 24, 2008 · Kategori: oz-gunlugum_

ve...sessizlik...



ve….

sessizlik…

bir  ömür  boyu  dilediğimiz  bu  mu  acep?

bir  ömür’den  dilenen  bu  mu?

dileyen  kimdir  zâhirde;  ben  miyim?

bu  kafası  yüreğinden  karışık  kız!

Nokta!

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

Ekim 23, 2008 · Kategori: ANLA-silamayanlarin lisani_

vasfımın altını çiziyorum


ey gözlerinin derinliğinde kaybolduğum deniz,

hırçınlığınla seviyorum seni,

içinde can çekiştiğim anlardaki gayretimi seviyorum,

derûnundaki incilere erme yolundaki yalnızlığımı seviyorum,

uzakları hatırlatan maviliğin nazargâhım oluyor güneşin ışıklarında,

gecede dostum, yakamozun oluyor.

 

ey içinde kendimi bulduğum deniz,

uzaklarda değilsin bilirim sol tarafımda kaynarsın…

 

ey içimde yüceltip tûr bildiğim dağ,

seni edeble aştığım vakit varlığımdan söz edilecek bir kutlu beldede,

yürümenin tadına varacağım ayaklarım kanasa da,

yorgunluğumdan şikayet etmeyeceğim yüceliğin hatrına,

yücelirim diye..

 

ey içimde yüceltip tûr bildiğim dağ,

gözlerimi kısmadan görebiliyorum seni, başın dumanlı…

 

ey ayağıma takılan taş,

bir böceğin yuvası mıydı kuytuluğun,

bir yuva kurulur muydu seninle arzda,

sen soğukluğuna rağmen bir cana kucak açabiliyorsun ya

yüreğim sevgiye açılmazsa eğilir başım,

nazarım düşer ayağıma.

 

ey ayağıma takılan taş,

bilirim yürekleri sevdaya açılanlar, bir şehri seninle müdaafa eder.

 

ey soluduğum hava.

ey beş cihetten bana hayatı yakın kılan arş,

ey boşluğunda yol alınca içimdeki boşluğu unuttuğum arş,

ölümün arefesinde yaşıyorum arzda,

niyazım dokundu mu sana,

yakınlığını diliyorum sessizliğimle..

 

ey soluduğum hava.

rengin solmasın soluksuzluğumuzdaki ahvalimiz karşısında.

 

ey sol tarafım;

her şey seni muhatap bilir kendine, dile gelir.

 

ey sol tarafım;

sen kime söz eyliyorsun

bir şehrin özetini yazıyorsun şimdilerde

“insan” diyorsun cılız bir sesle,

ve

susuyorsun!

 

altını çiziyorum usulca;

“insan” diye sayıklıyorum;

“ey insan…

bir âlemsin şu alemde;

farkında mısın!”

nokta!


Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

Ekim 14, 2008 · Kategori: kalem sirra dokundu_

arta kalan demler




ertelediğim anların kurbanıyım

soğuyan gecede aşk’ı istemeyi unutan dilimin esaretindeyim

zindanım, yusuf kadar eğitemedi beni

şükür yakışan dilim mahzûn gecelerde,

yüreğim kendi kendini doğrar sabrın demlerinde…


nokta!

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

Ekim 9, 2008 · Kategori: kalem sirra dokundu_

bir râbıta eş(l)iğinde boyun büküş



Suveydâ,

Kaç bahar geçti; nerdesin?

Daha kaç baharın adı bekleyiş olacak….

Suveydâ,

Çık artık yalnızlığının gölgesinden;

Kurtulayım küf kokan korkularımdan; içimin muhalif yanımdan

Budadım sevdamın acı veren yanlarını; yaralamaz, yar bildiğin seni.

Yaralamaz aşk seni.

 

Suveydâ,

Leyl-i  yârim, marifettir letafetten acıyı süzüp aşk’ı aralamak

Letafettendir aşka ermek,

Bir latîf yâr dokunuşu…

Suveydâ, hüzünün ahirindeki şefkatin hatrına, derûnumun dostu ol…

 

Suveydâ,

Güneş mısralarını çizer gazellerimin, aşkla doğar

Gece andıma şahit olur,

Yağmur özlemlerime özlem katar,

Soluklan artık içimin kıyısında;

Mevsimlerden baharın kokusu gelsin yüreğime

Yağmur nisanî yağsın toprağıma,

Sokul içime suveyda, siyahlığında setrolsun günahlarım…

 

Suveydâ,

Bir soluk rabıta mı senle hasbihâlim,

Bir özlem mi,

Aşk mı,

Ar mı,

Aralamak mı artık perdeleri?

Özledim seni…

 

Suveydâ,

Özledim içimin senle hem hâlini…

Nokta!


http://www.tasavvur.org/n1.html


Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Ekim 4, 2008 · Kategori: ANLA-silamayanlarin lisani_

y/anılma..


dokunma artık yüreğime,

kalemin, kelâmından keskin

nazarın uzaklığından...

yakınlığın yakışından…

derin yaralar açan bir hezeyanın eşiğinde,

hicret izni beklerim ben,

sessizce,

sabırla…

 

harflerin sıcaklığında yanıyor dilim

susmak hiç bu kadar kalbime dilenmemişti.

ah yâr sözü,

haydi anlatıver tüm seslerin alıp başını gittiği yeri

sekinet inen o dağı,

içini tûr-i sinâ yapmanın bedelini.

 

babamın diline duanın dokunduğu vaktin biriydi

kaderime aşk’ın böyle yazılışı,

kabul edilmiş duaların ahirinde, aşk’a adanayım diyedir gelişim

aşk’ı adayarak olmasın gidişim.

 

beyazına siyahî kelimeleri ulamışım hayatın,

bulanmış mı içimdeki akıp giden nehir?

kurumuş mu içime can veren deniz?

duyuyorum uzaklardan gelen çığlıkları,

ölünün kaçıncı günüdür acaba toprağın altında,

kaç gece hesapsız soluklarının hesabını veremedi?

heyhât,

beni mi çağırıyor bu ses,

y/anıldım mı?

y/andım mı?

y/anacak mıyım?

-ölümle/ ölümü…-

nokta!

 

http://www.korpekalemler.com/subpage.php?s=article&aid=1253



Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »


Go to ImageShack® to Create your own Slideshow