Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

Eylül 26, 2008 · Kategori: vakt-i tefekkur

rabbimiz, kadrimizi katında artır!



                                                                               resim : gülale...


Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır: 
“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?  Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.  O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.” (Kadir Suresi  )  

Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:

“Kim Kadir Gecesi’nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”  (Müslim, 769)

“Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır.”
......

Kadir gecesinde, "Radyo, televizyon seyredeceğim, evde takip edeceğim." filân diye düşünmeyin, mutlaka bir camide olun!


Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN (Rh.A)


affolunmak duasıyla...
nokta! 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

Eylül 11, 2008 · Kategori: kalem sirra dokundu_

kelimelerin hıçkırıklarına boğulmuş sessizlik



 

/neden uzaklar özlem kokar  bu kadar,

avuçladığım her şey, neden kanatır  yüreğimi…/

 

ey yakınımdaki can acım,

bir gözyaşının masumluğunda kaldı umutlarım

özledim havada asılı duran sevda kokusunu,

hatta özledim soluk benizli kaldırımların sesini, şikayetlerini

iç sızılarını..

 

mükerrer hüzünlerle gelir güneş, leylimin seherine,

kelimelerin hıçkırıklarına boğulmuş sessizlik

ve ahirinde duaya bürünmüş nefes…

ey yakınımdaki can acım,

hiç bir söz kıymadı benim yürek mâbedime,

sessizliğim hiç bu kadar yakınlaşmadı isyanın bahçesine…

 

leylimin sönmeyen yıldızları başka semâları aydınlatmış,

yâr diyen nefesim aklanmazmış artık,

içimde hala yankılanan yâr sesi,

ölümü çağıran bir sevda  türküsü,

ey yakınımdaki can acım,

asılı kalan hayatımın neresinden tutunsan ki artık,

tutulduğun aşk, hıfzeder  mi ki içimdeki canı

huzurun yanı başında,

can ayazında…

nokta!

 


 http://www.korpekalemler.com/subpage.php?s=article&aid=1216

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

Eylül 5, 2008 · Kategori: ANLA-silamayanlarin lisani_

Çocukluğumun kuş oruçları..



Çoçukluğumun kuş oruçları..

Öylesine samimi, öylesine af kokan oruçlarım.sevginin bağrında sabırla süslenen oruçlarım. Annemin ve babamın benim oruçlarımla affolunacağına inanarak sabra sarılışım. Babamın koltuğunun altında, gazete kağıdına sarılmış bir ekmekle gelişini beklemek de sabrın diğer yarısı tabiî ki. İftarda atacak topu duymak için pencerenin önünde beklemek kadar heyecan verici; çünkü babam gelince ona nasıl akşama kadar sabrettiğimizi anlatmak, onun takdirini almak bizim için çok önemliydi. Çoçukluk işte….

Gün boyu şu soru kaç kez tekrarlanmıştır;

-          Abla, orucum bozuldu mu? Hani babam kötü konuşursan sevabı gider demişti. Anneni üzersen sevabı gider demişti. Acaba gitti mi ki ? o kadar da sabrettim…

İftara  yarım saat kala…

Annemde bir telaş, bizde ise sabretmiş olmanın gururu, keyfi biraz da tatlı bir yorgunluk…

Sofra kurulur; her birimizin en sevdiği yemekleri yapmıştır annem. Akşama kadar hepimiz aklımıza geleni, canımıza istetmişizdir ballandıra ballandıra anlatmaktan. Onları duyup da hazırlamamak mümkün mü? Bir de sofraya oturma sevdamız…yani babamın yanına oturma sevdamız…nasıl bir sevda hâlâ anlayamıyorum ama çocukluk işte…

Herkesin önünde su bardakları ve gün boyu yemek için hayalini kurduğu şekerler.

-          Top atılıyor!

-          Ezan da okunuyor!

Ah ne unutulmaz o an…hala o iftarlarımın tadı damağımda..

Kuş orucuydu bizimkisi; kuş kadar midemiz vardı gün boyu sürekli acıkan. Ama samimiyetimiz, affolunma, sevilme inancımız arş kadardı, arz kadardı…

Belki de en güzel tarafı annemin ve babamın oruçlarımızın sevabını bizimle birlikte alacağına inanmaktı. Çünkü sevmek, Allah’ım,  annem ve babamdı.

Nokta!


Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

August 28, 2008 · Kategori: iz bir-akanlar

vefan faydasız...



Dalınla gözüm gitti; devan faydasız

Harab olduysa gönül; vefan faydasız

Canımla canım gitti; bu ten faydasız

Bu can , canan’a gitti ;dönüş faydasız

…….

Vallahi bu aşkla biz,

Aşkla yetinmez olduk

Yetsin artık bu azab

Gelen bahar başkadır…

 

Taner Yüncüoğlu

Kalıcı Bağlantı Yorum (7) Yorum yaz!

August 16, 2008 · Kategori: vakt-i tefekkur

rabbim, bu gece berâtimizi yaz levh-i mahfûz'a....



Berat Gecesi Duası
Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:
"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin."11

 

Berat Duası
Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:
"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, 'Allah dilediğini
siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır."12
Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz edelim.

Berat Gecesi Namazı -I
Şaban ayının on beşinci gecesi kılınacak olan namaz ; yüz rekattır. Bu namazın her rekatında, Fatihadan sonra on kere ihlas süresi okunur. Yüz rekat kılan kişi bin defa ihlas süresini okumuş olur.
Bu namaza hayır namazı da denmiştir. Geçmiş büyükler bu namazı toplu halde cemaatle de kılmışlardır. Bu namazın çok fazileti olduğu gibi, hesaplanama-yacak kadarda çok sevabı vardır.

Hasan-ı Basri Rahmetullahı Aleyh'den gelen rivayete göre:
"Otuz sahabeden dinledim, bu namaz için şöyle dediler: "Her kim bu namazı, berat gecesi kılar ise. Allah-u Teala'nın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır. Her nazarda, kendisinin yetmiş ihtiyacı yerine gelir. Bunların en küçüğü, Allah-u Teala'nın mağfiretidir.


Berat Gecesi Namazı -II
Berat gecesi kılınan namazlardan biride iki rekat olarak kılınır.
Birinci rekatta Fatiha okunduktan sonra kısa bir sure okunarak rükuya gidilir. Rükudan doğrulur ve secdeye gidilir. Secdede uzun sure kalınır, bu konuda belli bir tahdit yoktur, ne kadar dayanabilirsen.
İkinci rekatta da aynı şekilde Fatihadan sonra kısa bir sure okunur. İlk rekatta olduğu gibi secdeye gidildiğinde yine uzun sure secdede kalınır. Gücünüzün yettiği kadar. Secdeden kalkılır tahiyatta okunacaklar okunur ve selam verilir. Selam ile birlikte eller dua için alemlerin Rabbine kalkar...
Bu namaz hakkında Hz. Aişe Radıyallahu An-hum'a validemiz, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir.
-"Ya Aişe, bu gecenin nasıl bir gece olduğunu bilir misin? Bende
-"En iyisini, Allah ve Resulü bilir." Dedim. Şöyle buyurdu:
-"Bu gece şaban ayının yarısıdır. Dünya işleri ve kulların işleri bu gece Yüce Hakka arz edilir. Bu gece cehennemden azat edilenlerin sayısı; kelb kabilesinin koyunları sayısı kadardır. Bu gece bana izin verir misin"?
-"Olur" dedim. Kalkıp namaza durdu. Ayakta durması hafif oldu. Fatiha suresini okudu; sonra da küçük bir sure okudu. Gecenin yarısına kadar secdede kaldı. Daha sonra ikinci rekata kaktı. Ayakta iken, birinci rekatta okuduğu kadar bir şey okudu. Sonra yine secdeye vardı. Bu secdede dahi, tan yeri ağarıncaya kadar kaldı. Secdede o kadar kaldı ki, bunun için Yüce Allah ruhunu aldı sandım. Bana gelmesi uzayınca, kendisine yaklaştım. Hatta ayaklarına elimi sürdüm. Hareket ettiğini görünce rahatladım. Secdesinde şöyle dediğini işittim:
"Azabından affına sığınırım. Dargınlığından rızana sığınırım. Senden sana sığınırım. Şanın yücedir. Sen kendi zatını övdüğün gibi, seni övemem..."
Sonra kendisine sordum: "Ya resulullah, bu gece secdende bir şeyler okuduğunu duydum. Bunları daha önce okuduğunu hiç duymamıştım. Böyle demem üzerine, bana sordu: "Sen onları öğrenebildin mi"? Bu sorusuna karşılık: "Evet" deyince, şöyle buyurdu:
"Onları hem sen öğren, hem de başkalarına öğret."

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »


Go to ImageShack® to Create your own Slideshow