Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

Ekim 28, 2006 · Kategori: SUya okunan medhiye

yağmur'a sesleniş

bilirim yâr,

 sevdaya dair ne varsa kıymetlidir alemde

sevdaya dair sessizlik dahi kıymetlidir

ama yâr,

sevdaya dair söz eyliyorum şimdilerde;

beni değerli eyle…

amin

 

-ı-

bir yolcuyum ben...

sırtımda bir hırka, elimde kurşundan bir asa

yol uzar önümde, ufuk uzaklaşır gözlerimde

duraklarda inip-binenler hep bir şeyler anlatıyorlar,

hal dilleriyle bana.

söz dilini kullananlar da hep aynı şeyden söz ediyorlar;

sevda. sevda.. sevda…

 

-ıı-

ben sevdamı geçtiğim durakta bıraktım!

ardıma bakmadan; sebep - sonuç aramadan

"sevdamın layık olduğu mekan orasıdır"

diye düşündün ve bıraktım

ve… başımı ellerimin arasına aldım;

duymak istemedim duraktakilerin sözlerini

yalnızca yağmur’u dinledim..

yalnızca yağmur’u…

yalnızca yağmur’la olmayı diledim;

çünkü ilerlemeyi diledim!

duraklarda durmamayı diledim;

bundandır ki sevdamın ardımda kalışı, durduramadı beni...

ben yağmur’la olmayı diledim;

yağmur’un toprakla vuslatını engelleyen durakta,

sevdam hatrına kalmak yakışmaz bana…

sevdam hatrına yağmur’dan vazgeçmek yakışmaz!

bana sevdama veda etmek yakışır…

 

-ııı-

yağmur… vazgeçtim, bak sevdamdan, sevdalardan, sevenlerimden /sevmelerden/…

ardıma bakmadan geldim sana

aklımı ardımda bırakmadan gelmeye çalıştım

aklımı yolunda feda ederim diye,

"aklımı acizliğimi anlama yolunda kullanırım"

diye bırakmadım ardımda…

ama yağmur,

kelamını dinlerken aklımla değil yüreğimle dinleyeceğim!

yağmur, aklım med-cezirler yaşar her durakta

aklım! ah aklım!

ardımda bıraktıklarımı yüreğime fısıldayan aklım!

ey yağmur! aklımı  emrine al

ey yağmur! yüreğimi emrine al

ey yağmur! durakta bıraktıklarımı da emrine al

bilirim yağmur, ardımdakilere vefalı olmalıyım;

huzurunda nazım makbul ise onları da emrine al,

bu niyazımdır…

 

-ıv-

yağmur, yol uzun… duraklar var önümde

insanlar inip-binerler bineğime

her şey kendi seyrinde

ben seni izlerim yağmur, bir buğulu cam ardından

arz ile vuslatını müjdeler,

ara ara burnuma gelen toprak kokusu…

yağmur, ben artık senle olmak isterim

artık bir durakta inmek isterim… son durakta!

 

-v-

beklerim yağmur!

dilime adını söz eyler beklerim..

buğulu camların aramızdan kalkmasını beklerim

 

-vı-

yağmur, artık yüreğimle vuslatına şahit olsun arz..

ben, ‘sen’ olayım…

yağmur, artık berekete vesile olalım ;

‘rahmet’ desinler adımıza

yokluğumuzda duaya çıksın alem…

‘can’ olalım; ‘canan’a varma yolunda olanlara….

 

nokta!

(nisan 06)

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

Yazan:eslemnokta | Tarih: 2006-11-02 12:49:48
Konu: ..su..

..allah'ın adını duyunca kalpleri titremek...susayanın "su" isminde dahi yüreğinde serap görmesi gibi...

Bağlantı »

Yazan:isimsiz | Tarih: 2006-10-28 19:54:37
Konu: Yağmur...

“Geceye besteler yapıyor yağmur
Bir hüzzam bir makam-ı mahur
Eşlik etsem biliyorum ahengi bozar
Sesimin teli erken kırılmaya yatkındır”
Selam ve muhabbetle...

Bağlantı »

Yazan:eslemnokta | Tarih: 2006-10-28 11:21:19
Konu: bu sabah yağmur var camlar ardında...

yağmur, yine camın ardına düşüyorsun,

toprağım kurak…

toprağım sen'den uzak…

toprağım, topraklığının farkında değil;

toprağım cahil…

ama…fıtrat işte; toprağım yine de sana hasret

–farkında olmadığının pişmanlığını yaşasa bile-
yürüyeceğim ıslanıp kaçanlara inat; yavaşça….

yürüyeceğim; yağmurla, yüreğimin patikalarında...
.....

bir...
iki...
üç....
......

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »


Go to ImageShack® to Create your own Slideshow